Gazdan benzine geçiş

Beyşehir’in Doğanbey köyündeki evimizin tadilatı ile meşgul iken Seydişehir’deki arkadaşlarımızı Beyşehir’li kardeşlerimizle beraber ziyarete gitmiştik. Sohbet esnasında Yusuf Karadağ hocamızın “Sizin gelmenizle gazdan benzine geçtik” nüktesi hepimizi güldürdü.

Bir sonraki beraberliğimiz Yenidoğan’daki Mevlüt Çelik ve Hasan Dikkaya ağabeylerimizi ziyaret vesilesi ile oldu. Bu ziyaretimizde Ömer Has ve arkadaşları ile Seydişehir’deki arkadaşlar vardı. Üstadın kırk yıllık ömründeki otuz sene süren tahsilini özetleyen dört kelime ve kelamın bahsedildiği dersimiz hatıralık olmuştu.

Beyşehir ve Seydişehir Anadolu’nun numune ilçelerindendir. Kadirşinaslık ve vefadarlık Anadolu evladının karakterinde vardır. Bu vesile ile Terzi Mehmet Özkara’nın ziyareti ile bir kere daha tezahür etti.

Seydişehir’li Celaleddin Hocanın Risale-i Nur’u tanıma hatırasını kendine mahsus üslubu ile anlattığı Ramazan Hocanın evindeki derse Doğanbey’den Yaşar Altıparmak ile Sevindik’ten Hüseyin Bayrak ilk defa geliyorlardı.

Doğanbey’li eski Nur Talebelerinden Mehmet Cambaz vasıtası ile varlığından haberdar olduğum değirmende çalışan Mustafa Sancakoğlu kardeşimizin babası İbrahim amca yılların Nur Talebesi imiş. Kendisini ziyaret ettiğimizde Anadolu’nun ücra köyünde aslını muhafaza ederek hayatı sürdürmenin ne kadar ehemmiyetli olduğunu anladık.

Hayatın bin bir zahmet ve meşakkatinin arasında yalnız kalıp cemaat ile irtibatı azalmış olan kardeşlerimizi ziyaret etmek, manevi imdatlarına yetişerek onlarla uhuvvet ve muhabbeti yeniden tazelemek, hizmetin en vefalı kısmıdır. Bu cümleden olmak üzere gazetemizi takip eden kardeşlerimizin cemaat ile irtibatını zinde tuttuğu ve sohbetlere fazlasıyla alakalı olduğunu müşahede ettik.

Yaz mevsimi ile gelen rehaveti kır toplantıları ile dağıtan kardeşlerimiz diğer taraftan yeni arkadaşların dâvetine de dikkat ediyorlar. Bu tarz toplantılar yeni arkadaşların kazanılmasına vesile olmaktadır.

Vesile olan bir başka konuyu da burada hatırlatmama lütfen izin verin. Hizmette temayüz etmiş ağabeylerin ve yazarlarımızın yaptıkları ziyaretler çok daha katılımlı, heyecanlı ve şevkli olarak hizmete vesile olmaktadır. Filan ağabey veya yazarımız gelmiş diye o beldedeki kardeşlerin yeni arkadaşları sohbete davetleri o kardeşlerimizin iştirakini sağlarken, onlarla devam eden güzel münasebetlerde sohbetlere devamını sağlamaktadır.

Bulunulan beldedeki hizmete katkısı olması noktasından öğretmen talebi eskiden beri olan arzulardır. Bu talep çoğu zaman karşılanamamakta, karşılansa da isabet edilenin yanında başka arızalar doğmakta. Buna kalıcı bir çözüm bulmak daha doğru olur.

Öncelikle hizmet beldesinde kesinlikle meşveret heyetini teşekkül ettirip her meseleyi istişarelerle halletmek birinci sırada olmalı. Şahs-ı maneviyi temsilen Risalenin okunması veya anlatılmasını başkalarına havale etmek yerine doğrudan kendimizi vazifeli bilmeliyiz. Sonucu beklemeden, sebeplere takılmadan ihlâsla yapılan derse dinleyicilerini Rabbimiz gönderecektir, gelenleri biz görmesek de. O halde nazarımızı ve gayretimizi geçmiş ve geleceğe değil şimdiki zamana yoğunlaştırarak acz ve fakrımızı vesile edip, hizmet ve tebliğ ibadetini yaparak yola devam edilmeli. Bu meyanda bir öğretmenin tayini olursa onu da teşvik olarak görmeliyiz.

Mehmet Çetin

07 09 201407 09 2014 Doğanbey Beyşehir Konya

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir