Fazıl Ekici

Sadıklı Köyü’nden Fazıl Ekici’nin (1893-1975) hayatı ibretlerle doludur.

Kendisi Birinci Dünya Savaşı ve ardından İstiklâl Harbi gibi savaşlara iştirak etmiş, din ve vatan uğrunda unutulmaz gayretleri olmuş gazi bir büyüğümüz, ilçemizin medar-ı iftiharıdır.

1914 yılında katıldığı Birinci Cihan Harbi’nde İngilizlere esir düşerek sekiz yıl Hindistan’da kalır. 1922 yılında köyüne döndüğünde sekiz yıl kendisini bekleyen nişanlısıyla evlenir. Lâkin bu sefer de Kurtuluş Savaşı için ilân edilen seferberliğe düğününden bir ay sonra katılmak üzere köyünden ayrılır.

Eli kalem tutan şair ruhlu askerimiz, savaş hatıralarını manzum olarak uzun uzun anlatır ve sevenleri de şimdinin sosyal medyasında paylaşır.

Âdeta destanımsı bir hayat geçiren Fazıl Hoca, Konya’da beraber tahsil ettiği Yenice Köylü âlim ve mürşid Mehmet Efendi’nin de yakın arkadaşıdır.

Çocukluğunda iken kendisindeki zekâyı fark eden babası Hüseyin Hoca, onu okutmak ister. İlk tahsilini yakın çevrede yaptıktan sonra yükseğini okumak için medrese ve hocalar diyarı Konya’ya 1910 yılında çocuk yaşında iken gider ve 1914’de mezun olur.

1914 yılında aldığı icazet (diploma) sonrası köyüne dönme hazırlığını yaparken padişah Sultan Mehmet Reşat’ın harbe icabet ilânını, çalan davullu ilânlarıyla işitir. Hızla köyüne gelir. Babası ile harmanı çabucak kaldırır. Ağustos ayında ayağında çarığıyla toplanan eratın arasına karışır. Konya’dan toplu harekâta iştirak eder.

Konya, Karaman, Tarsus,  Adana, Osmaniye, İslâhiye,  Halep ve Trablus hattını trenle geçerler. Bir aylık kısa eğitimden sonra kayıklara binerek Deyrizor, Hadise ve Kerbela’yı dolaşarak Bağdat, Ahwaz, Basra ve Abadan’a vararak Kut’ül Amare’de bulunan 51.fırka karargâhına dâhil olurlar. Daha sonra Irak cephesinde harbe iştirak edilir. Kuveyt, İsfahan, Şiraz, Sefider ve Arabistan çöllerini geçerek Filistin cephesinde, Arabistan ve Sina çöllerinde yıllarca bitmez tükenmez savaşlara girerler.

Halil Paşa, Kara Kâzım Paşa, Hasan Cemil Paşa, Sami Paşa, Tahsin Paşa, Mehmet Paşa, Ali İhsan Paşa komutasında savaşır.

Hindistan’daki uzun esareti sonunda meşakkatli seyahatlerin ardından köyüne dönmesinin ardından Kuvâ-yı Milliye Harekâtına iştirak için yeniden cepheye gider. “Onlu” ünvanlı grup arkadaşlarıyla Irak, Arabistan çöllerinde Fransız ve İngilizlere karşı savaşan Fazıl, bu defa Polatlı, Afyon, İzmir cephelerinde savaşarak Yunan’ı kovarlar.

Ülkenin top yekûn düşmanlardan temizlenmesi ardından başladığı nokta olan Konya’da süresiz tezkere alarak nihayet köyüne 1923 yılında döner.

Uzun ama aynı zamanda hazin savaş yıllarını anlatan son mısraları şöyle biter.

 

Dinleyin sözümü hazır olun cemaat,

Attık düşmanı kaldık selamet,

Şehitler ruhuna verin salâvat,

Verelim arkadaşlar Allah aşkına.

 

Fazıl’ım da derki Hak aşığı,

Vatanımız uğruna canımız feda,

Bu ihsanı bize gönderdi Hüda,

Bilelim arkadaşlar Allah aşkına.

 

Allah rahmet eylesin. Ruhu şâd, mekânı Cennet olsun.

Mehmet Çetin

11.06.2019 Bostanlı İzmir

1 Yorum

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir