Dondurmacı Mahir

Nice insanlar var ki görünen ve bilinen yönlerinden çok daha farklı olarak, görünmeyen ya da bilinmeyen cephesinde bizi şaşırmaya sevk ederler. İşte bunlardan birisi de Mahir Demirel’dir.

Şereflikoçhisar’da ilk olarak bilinen ve tanınan dondurmacılar, Mahir Demirel, Yalmanların Hamza Yalman ve öncesinden dondurma ve gazoz imalatı yapıp sonradan tuzculuk yapan Şadi Kutlar ve belki de ismini hatırlayamadığımız kişileri de hayır ve rahmetle anmalıyız.

Tahta küvetlerin içinde buzun içerinde karıştırarak dondurma yapar. Vaktiyle hazırladığı dondurmaları arabalara yerleştirir, erimesin diye sağına soluna yerleştirdiği buzlarla besler. Güneşin sıcaklığına engel olsun diye arabanın üst tarafında tentene, dondurma kabının kapağının üstüne de az ıslak havlu örtülür. Diğer havlu ya boynuna dolanmış, ya kemerine sıkıştırılmış ya da alelacele iş sebebiyle arabanın üstüne öylesine bırakılmıştır. Bir başka bez ile arabanın üstü devamlı silinmekte, zira toz, yaz aylarında ziyadesiyle vardır. Hele birde itfaiyeci Mesut’un arasöz ile çarşıyı sulamadığı saatlerde ise, toz iyiden iyiye rahatsız eder. Arabaya asılan zil sesi ile dondurmacının geldiği anlaşılır. Bazısı üç, bazısı dört tekerli olan arabalar o günün hatıralarını özellikle Mahir ustanın dondurmalarını, limonata ve ayranlarını hatıralarıyla beraber günümüze taşır.

Mahir Ustanın, dondurmanın ana maddesi olan sütü devamlı temin etmek için inekleri ve onları beslediği ahırı var. Sıcak mevsimde dondurmanın erimemesi yanı sıra soğuk ortamda hazırlanmasını, korunmasını sağlamak için devamlı buz bulundurması gerekir. Ayrıca bunların da erimemesi için serin yerde dikkatli saklanması lazım. Hayvanların çalınmasına tedbiren kapısında da devamlı iri davar köpekleri var idi ki, çocukluğumda o köpekler yüzünden onun sokağından hep korkuyla zoraki geçmişimdir. Hem hayvanların bakımı ve hem de buzun kontrolü için ahıra ve samanlığa sık sık girer çıkar.

İsmet Ekici’yi dinliyoruz:

Bir gün, ahırdan çıkmış, ayakkabısı hayvan tersi ile bulaşık, üstü başı öylesine yürürken Dr. Kamuran Bey ile karşılaşır. Mahir Usta, zaman zaman Şehir Kulübü’ne gider, Dr. Kamuran Ayanlar gibi oradaki arkadaşları ile oynar, içer ve muhabbet eder. Bunlar eski dosttur. Doktor, Mahir Ustanın hayvan tersine bulaşmış ayaklarını görünce fırsatı yakalamışçasına lafı yapıştırır:

– “Bu ne hâl böyle? Şehir Kulübüne gelip bir de hava atıyorsun!”, der.

Mahir Usta altta kalmadığı gibi cevabı da geciktirmez:

-“Doktorum, herkes kendi aklına göre işini yapar.”, der.

Atasözü olurcasına bu ifade, aslında argoca söylenir, lâkin biz buraya kibarlaştırarak yazdık, anlayana malûm.

İşte bu Mahir Usta, yaz boyu dondurma ve meşrubat arabalarında ihtiyaç sahibi çocukları çalıştırır, onlara harçlık verir, para kazandırır ve kendi de kazanır. Kışın, okul zamanı ise o gariban çocuklara elbise, ayakkabı, çanta ve okul malzemelerini alarak okumalarına yardımcı olmayı sessiz ve reklamsız yapar.

Yanında çalışan ve dondurma arabasıyla dondurma satanlardan Topal Ömer’in oğlu Ahmet ve Yılmaz Tuncel kardeşleri, Parmaksızın Ali’nin oğlu Muharrem Gezgen’i ve ayrıca Erdal ile beraber diğer ismini hatırlayamadıklarımızı da hayatta olanlara sağlık, vefat etmiş olanlara rahmet dileriz.

Yaşar Tüylüoğlu, “Çocukluğumuzun her bayramında ilk uğradığımız insan, Mahir Amcadır. Zira o; beş kuruş, on kuruş, yirmi beş kuruş ve elli kuruşları bakır sahanların içerisine grup grup ayırmış bizi beklerdi. Yaşımıza göre bize o paralardan bayram harçlığı verirdi, rahmetli.”, der.

Mehmet Çetin

03.09.2019 Yeni Foça İzmir

1 Yorum

  1. Mahir Ustanın dondurmasıyla ilgili hatırladığım bir şey var. Herkeste her zaman para olmayabilir. Parası olmayanlar da yumurta vs. verir öyle de alırdı dondurmayı yani barter (takas) usulü o zaman uygulanırdı. Bir de dondurması o kadar soğuk olurdu ki tepemize vururdu hatta elimizle tepemizi ısıtmak zorunda kalırdık. Tıpkı gazoz içerken elimizi belimize koyduğumuz gibi dondurma yerken bir elimiz tepemizdeydi.

    Şu gazozcu meselesiyle ilgili olarak da bizim kiracımız olan mal müdürünün oğlu Fuat Karatepe benim kankamdı. Geçen sene idi galiba Ankara’da buluştuk yıllar sonra. Hanımıyla beraber gelmiş, gazozcuların kızıymış. Gazozcularla ilgili çalışma yaparsan, bilgi lazım olursa, Fuat’ın telefonu var bende. Hatırladığım kadarıyla Mahir usta Maraş’lıydı. Namı Maraş’lı Mahir usta idi.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir