Değişmeyen gündem: İman hizmeti

Her devir ve dönemin bir dersi ve konusu vardır. Hangi konu gündem gereği yoğunluk kazanırsa kazansın bizim konumuz kesinlikle tektir ve kesinlikle değişmez o da iman hizmetidir. Değişmemesi gereken bu konu istikametinde hayata bakar, değerlendirir ve uygularız. Bu konunun kutsiyeti gereği her nevi duygu ve değerlerden azade ve yüce tutarız. Ve yine bu konuyu değişik zaman ve zeminlerde hatırlatıcıların yaptığı konuşmalarından da yeni dersler alarak, kuvvet bularak, durum değerlendirmesi yapıp, ikmal edip yola devam ederiz.

2014 yılının ilk cumartesi günü Abdulbaki Çimiç hocamızı takdirle dinledik. Yapılan ders, dinleyicilerde farklı tesirler bırakacağı beklenen netice olmalı ki sonrası zamanlarda dinleyenler ile yaptığımız görüşmeler bu ifademizi doğruladı.

Yazımızın girişinde bahsettiğimiz ve bizim kesinlikle değişmez, ana konumuz, iman hizmetidir. Allah rızası için iman hizmetinde bulunmak. Hayatımızın her anını bu ana eksen istikametinde ayarlar, tanzim eder, devam ederiz. Günlük olaylar, siyasi ve ekonomik hadiseler, ülke, dünya ve âlem çapındaki vukuatlar bizi bu odaktan ayıramamalı. Bu konu Baki hocanın konuşmasının ana fikri idi.

Bir arkadaşımız[1] ile yaptığımız değerlendirme şöyle oldu: Kendisi bugüne kadar ülke ve dünya hadiselerine merak ve taraftarlıkla takip edermiş. Bundan kaynaklanarak yapılanların günah ve sevabına ortak olma durumunda olduğunu ifade ile artık o tarafgirliklerden uzak durduğunu, hadise ve haberlere çok az muhatap olduğunu, davanın aslının iman olduğunu bilmesine rağmen yeniden fark ettiğini ifade etti. Dolayısıyla siyasi çekişmeler ile cami cemaati arasındaki ayrışmalara eskisi kadar müdahil olmadığını söyledi. Yapılan konuşmayı günlük hadiseleri çok genelleyerek, Üstadın içtimai konulardaki bakış açısını anlamamız, sahip çıkmamız noktasından çok faydalı bulduğunu ilave etti. Ders alarak dinlediği konuşmada parti ve şahıs isimleri söylenmeden izah edilmesini çok uygun bulduğunu ifade etti.

Abdülbaki Beyin konuşması; misyonun anlaşılması, şahıslara değil şahsiyete dikkat edilmesi, önümüzdeki olaylara takılıp kalınmadan başımızı kaldırarak ileriye bakılması, neticeye değil hizmete odaklanılması, resmin parçalarına değil bütününe bakılması gibi pek çok noktadan anlamlı idi, faydalı idi. Ama herkesin anlamasının aynı olmasını beklemek de doğru olmasa gerek. Dua ederiz, yeri ve zamanı geldiğinde damarına dokundurmadan, hassas bir şekilde, tebliğimizi, hizmetimizi yaparız.

Mehmet Çetin

20.02.2014. Çiftehavuzlar. Çiğli. İzmir


[1] Mustafa Işık ağabeyimizi tebrik ediyoruz.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir