www.MehmetCetin.de | Powered by EuroNur
Anasayfa
Darbe karşısında Bediüzzaman'ın duruşu
Cuma, 22 Temmuz 2016 23:27

Darbe 1Bediüzzaman, 31 Mart olayını, ilk gününde uzaktan uzağa izlemesi dikkat çekicidir. Diğer taraftan Şeyh Said’in isyan dâvetini reddederken de. İsyan eden askerlere ve teşvik eden basına ikaz muhtevalı makaleler neşreder. İdarecilerin işledikleri günah ile kendilerine zulüm etmelerinin yanında itaatsizlik ve isyan ile kalkışanların bütün millete haksızlık ve zulüm edildiğini ihtar eder.

 
Altıncı Mesele'deki soruyu kim sordu?
Pazar, 17 Temmuz 2016 14:19

altGeçenlerde vefat eden Abdullah Yeğin Ağabeyin, elimizdeki kaynaklara göre; “Altıncı Mesele’deki soruyu sorarak telifine vesile olan” şeklindeki takdimler, “Bu soruyu kim sordu?” konusunu gündeme taşıdı. Rahmetli Yeğin Ağabeyden naklettiği hatıra ile bu yazının yazılmasına da vesile ve yine bu konunun doğru anlaşılmasına da yardımcı olduğu için teşekkür borçluyuz kıymetli Mustafa Altuntaş’a.

Altuntaş, facebooktaki hesabında şu hatırayı paylaştı:

 
2016 Yılı Ramazan Bayramı Tebrik Videosu
Çarşamba, 06 Temmuz 2016 01:54

Yeni Asya Gazetesi Okuyucuları, 2016 yılı Ramazan Bayram namazını İzmir Hisarönü Cami’ nde eda ettikten sonra, birbirleriyle bayramlaşarak Alem-i İslam’ ın birlikteliği için dua ettiler. Namaz sonrası Yeni Asya Gazetesi İl Temsilcisi Hasan Şen ve Yeni Asya Gazetesi yazarlarından Mehmet Çetin ve Süleyman Kösmene ile Yeni Asya EuroNur Video Ekibi olarak sunucumuz Adnan Şimşek eşliğinde birlikte röportajlar gerçekleştirdik.

 
Kadir Geceniz Mübarek Olsun
Cuma, 01 Temmuz 2016 02:43

kadir gecesiKıymetli kardeşlerimiz,

Leyle-i Kadirde okunan ayet ve ayet kaynaklı dualar, zikirlerin her bir harfine inşaallah bire otuz bin sevâb verileceğini müjdeleyen Bediüzzaman Hazretleri bizleri o gece Kur’ân okumaya davet eder.

Kur’ân’ın hıfzı ve kıraati, her hizmete mukaddem ve müreccahtır. Fakat Risale-i Nur dahi o Kur’ân-ı Azîmüşşan’ın imani hakikatlerinin burhanları, hüccetleri ve delilleri olduğundan ve Kur’ân’ın hıfz ve kıraatine vasıta ve vesile ve hakikatlerinin tefsir ve izah olduğu cihetle, Kur’ân’ın hıfzıyla beraber ona çalışmak de elzemdir.

 
Dördüncü Şuâ'da neler var?-3
Pazar, 26 Haziran 2016 16:53

altİkinci Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye

Fıtratımızdaki hadsiz acz ve fakrdan dolayı sıkıntılı durumlarda bir imdat ve dayanak noktası ararız. Bir yalnızlık ilâcı olan Hasbiye ayeti; darda kalanın sığınağı, zorda kalanın kalesidir, esasen imanın enfüsî dairedeki terennümüdür.

“Hasbünallahü veni’mel vekil” kalesine iltica edince neler hissederiz?

 
Birinci Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye
Cumartesi, 18 Haziran 2016 09:30

DördüncüDördüncü Şuâ’da neler var?-2

İnsandaki daimî yaşama arzusu, mükemmel kemal ve cemal sahibi Allah’ın bir isminin bir cilvesinin mahiyetimizdeki gölgesidir. Dolayısıyla ebedî yaşama arzumuzun yönü dünyaya değil, Allah’ın varlığına, kemaline ve bekasına müteveccih olmalıdır. Böylece yaratılıştan var olan muhabbet duygumuz fıtrî istikamete yönelmiş olur.

İstikametinden sapan muhabbetler, gaflet yüzünden yolunu şaşıran sevgiler, alâkalar asıl olana değil gölgeye yapışarak perestiş edip kendine eziyet eder. Bu vaziyet, hayatımızda; duygularımızın dip yaptığı zamanda ümitsizlikle; tavan yaptığı zamanda da istikrarsızlıkla tecrübe edilen hâllerimizdir ki istikametsizliktir. Bunun için akıl, öfke ve şehvet duygularımız, beka aşkı istikametinde yani bâki olan Allah’ın isim ve sıfatlarının mevcudattaki tecellilerini tefekkür ederek beka dolu marifet kazanılması istikametinde kullanılmalıdır ki maksud mânâ hâsıl olsun.

Bu nasıl olmalıdır? Evvelâ imanlı teslimi ifade eden tevekkül ile. Yani samimî olarak “Hasbünallahü veni’mel vekil” sözleşmesi ile kayıt altına alınmalıdır. Sonra icabı yerine getirilmelidir. İcabı nedir, derseniz gaflet perdesinin kaldırılarak beka arzumuzun hakkalyakin derecesinde Bâkî-i Zülkemal’in bekasına ve bizim Rabbimiz olduğuna iman, teslim gibi kesin kabul edişle mümkündür. Çünkü Allah’ın bekasıyla, bizim için sonsuz bir hakikat tahakkuk eder.

 
Dördüncü Şuâ'da neler var?-1
Salı, 14 Haziran 2016 00:32

Dördüncü Şuada-1 Ramazan-ı Şerif’i karşılama yazımızda “Ramazan-ı Şerif’te ne okumalı?” başlıklı, Hasbiye Risalesi olan Dördüncü Şuâ’ya işaretle, acz ve fakrımızın zirve yaptığı ve hususan iftar sofrasında hakkalyakîn hissedildiği “an”ların ayı olan Ramazan-ı Şerif’te okunmasını acizâne tavsiye etmiştik.

Seydişehirli dostlarımız namına Nihat Sarıaltın’ın gönderdiği mesaj bu manada kayda değer bir ehemmiyet arz ettiği için paylaşmak icabetti:

Kardeşim, bugün Dördüncü Şuâ’yı müzakereli okumaya başladık. Aman ya Rabbi, ne muazzam meseleler varmış! Hiç duymamış gibiyiz. İnşaallah her gün dershanede okuyacağız.”

 
Ramazan-ı Şerif'te ne okuyalım?
Cumartesi, 04 Haziran 2016 01:23

hasbiyeRisale-i Hasbiyeyi okuyalım, derim, tek ifade ile. Hem ferdî ve hem de müzakereli veya mütalâalı olarak, hangisini yapsanız sezâdır.

Niçin okuyalım? Hayatın muhtevasındaki bin bir sıkıntıya çare, gaflete ikaz için, Dördüncü Şua birebir ilaçtır, tiryaktır. Zira orada Risale-i Nur’un teselli verici, medet edici nurları var. Eğer bu nurlar dikkate alınmazsa ruhun sıkıntısı bitmez ve artan bir hızla fenâya gider.

İster cemiyet içinde ve isterse kendimizle yalnız kaldığımızda, enfüsî dairemize nazar edilirse ruhumuzun ve kalbimizin şu üç şeyi feryat ettiğini müşahede ederiz. Gayet kuvvetli bir “aşk-ı beka”, şiddetli bir “muhabbet-i vücud”, büyük bir “iştiyak-ı hayat”. Ölmeyi istemeyen, sürekli öteleyerek göz ardı eden, bir uzun ömürlü yaşama arzusu üzerine bina edilen hayatımız var. Sonsuz yaşama aşkıyla dolu hayatın içinde vücudumuza, kendimize yani nefsimize çok şiddetli düşkünüz. Bunların gerçekleştiği alan ise, içerisinde tecelli eden hakikatlerinden farkında olmadığımız hayat ki fevkalâde iştiyaklıyız. Bu üç sarmallı feryadı tekrarlarız.

 
Nedametten murad ne olmalıdır?
Cumartesi, 28 Mayıs 2016 01:48

Pişmanlıkİşlenen fiilden duyulan pişmanlıkla başlayan nedamet maksadına uygun şekilde neticelenilmeli ki murad hâsıl olsun. Nedametin nihai noktası özür dilemektir.

Bu kadarı yeterli midir? Elbette yeterli değildir. Dilenen özrün, yapılan hataların geçmişe bakan yönü hakkın helalliğini istemenin yanında, geleceğe bakan yönü ise o hataların tekrar edilmemesi için tashih edilip, ders alınarak güvence oluşturmalıdır.

 
Hz. Yusuf'u (as) kuyuya atan kardeşleri idi!
Cumartesi, 21 Mayıs 2016 00:04

altHayırlı işlerin çok muzır manileri olur, şeytanlar o hizmetin hâdimleri ile çok uğraşır. Hizmette muvaffak olamayan, muvaffak olanların ayağına çelme takarak onların önünü kesmek ister. Sevgi ve beraberlik anlamındaki genel kabullerde, istediğini yakalayamayan, birbirine muhabbet ve ihlâsla sarılarak hizmet edenlerin arasına fitne sokmaya çalışır. Fitne sokan da uzakta olan değil aksine yakında olandır. Taş uzaktan gelmez. Zira Yusuf ‘u (as) kuyuya atanlar kardeşleri idi.

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 32

Kitap Tanıtımı

Anket

En son ne zaman kitap okudunuz?
 

Günün Karikatürü

Kitap Tanıtımı

İstatistik

Bugün49
Dün234
Bu Hafta378
Bu Ay1676
Toplam121677

Sitede şuan 1 ziyaretçi var.

ListeNur.de - islami siteler listesi